Türkiye’nin ilk küçük modüler reaktörü 2035’te devreye girecek

Türkiye’nin ilk küçük modüler reaktörü 2035’te devreye girecek şekilde planlanan proje ile ülkenin enerji arz güvenliğine nükleer teknolojiyle önemli bir katkı sağlanması hedefleniyor.
Türkiye 2035 yılına kadar ilk küçük modüler reaktörünü kurmayı hedefliyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 19. Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında düzenlenen Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı’nda Türkiye’nin nükleer enerji vizyonunu paylaştı. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin ilk küçük modüler reaktörünün (SMR) 2030’ların ilk yarısında devreye alınmasının hedeflendiğini açıkladı.
Türkiye Nükleer Enerji AŞ (TÜNAŞ), ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) ile SMR alanında bir iş birliği anlaşması imzaladı. Bu anlaşma, Türkiye’nin yanı sıra Orta Asya ve Türk Cumhuriyetlerini de kapsayan bir stratejik ortaklığı hedefliyor. Bayraktar, Türkiye’nin mevcut nükleer enerji sanayi kapasitesini kullanarak teknoloji geliştirme süreçlerine de dahil olmak istediklerini belirtti.
Nükleer enerjide uluslararası iş birlikleri çeşitleniyor
Türkiye, nükleer enerji alanındaki projelerini hızlandırmak için Kanada ve Fransız EDF gibi küresel oyuncularla temaslarını sürdürüyor. Bakan Bayraktar, nükleer enerjinin elektrifikasyon sürecindeki önemine dikkat çekerek, iş birliklerinin yalnızca yatırım odaklı olmadığını, işletme ve güvenlik konularında tecrübe paylaşımını da kapsadığını ifade etti.
SMR yatırımlarını teşvik etmek amacıyla özel bir düzenleme üzerinde çalışıldığını belirten Bayraktar, bu yatırımlara yönelik teşvik ve muafiyetlerin sağlanacağını duyurdu. Nükleer enerji projelerinin mümkün olan en kısa sürede devreye girmesi, Türkiye’nin enerji arz güvenliği için öncelikli hedefler arasında yer alıyor.
Veri merkezleri için 2035 yılı enerji projeksiyonu
Türkiye’deki veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacı, 2035 yılına kadar 5-10 teravatsaatlik bir seviyeye ulaşması beklenen bir talep oluşturuyor. Bu talebi karşılamak adına enerji altyapısının güçlendirilmesi planlanıyor. Bakan Bayraktar, enerji çalışmalarının bir parçası olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) yönelik projelere de değindi.
KKTC’ye gaz ulaştırılması için deniz çalışmaları başlatılmış durumda ve yabancı şirketler bu inşaat sürecine ilgi gösteriyor. Proje, KKTC’nin elektrik sorununu kalıcı olarak çözmeyi ve ileride Doğu Akdeniz’de keşfedilecek gazın Türkiye’ye taşınmasına imkan tanıyan bir altyapı oluşturmayı hedefliyor.
Ulaşımda elektrifikasyon ve 2035 yılı hedefleri
Kalkınma Yolu projesinin başarısı, içerisinde yer alacak enerji hatları ile doğrudan bağlantılı olarak değerlendiriliyor. Petrol ve doğal gaz boru hatlarının yanı sıra elektrik ara bağlantıları ile oluşturulacak altyapının, projenin finansmanına milyarlarca dolarlık katkı sağlaması öngörülüyor.
Ulaşımda elektrifikasyona geçiş, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltması açısından kritik bir adım olarak görülüyor. Bakan Bayraktar, 2035 yılına kadar 13 milyon elektrikli araca ve en az 1,3 milyon şarj istasyonuna ihtiyaç duyulacağını belirtti. Bu hedeflere ulaşabilmek için dağıtım şebekesine 50 milyar dolar, iletim şebekesine ise 30 milyar dolar tutarında altyapı yatırımı yapılması planlanıyor.





















