Trump’ın damadı Kushner’in telefonu hacklendi, BAE ve Suudi Arabistan yatırım yaptı

Trump’ın damadı Kushner’in telefonu hacklendi, BAE ve Suudi Arabistan yatırım yaptı başlıklı gelişmede, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in telefonuna yönelik bir siber saldırı iddiası öne çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın Kushner’in iş girişimlerine yatırım yaptığı belirtildi. Olay, hem güvenlik hem de olası çıkar çatışmaları açısından dikkat çekerken, söz konusu yatırımların siyasi ve ekonomik bağlantıları yeniden tartışma konusu oldu.
Jared Kushner’in telefonu 2017 sonunda hacklendi, bankalar izlendi
“Prensler ve Hırsızlar: Jared Kushner ve Muhammed bin Zayid’in Orta Doğu’yu Yeniden Şekillendirmeye Yönelik Gizli Komplosu” adlı kitapta, Hollanda Askerî İstihbarat ve Güvenlik Servisi’nin 2017’nin sonlarında Rus bilgisayar korsanlarının Jared Kushner’in telefonuna erişim sağladığını tespit ettiği aktarılıyor.
Kitaba göre Hollandalılar daha sonra telefondaki bir güvenlik açığından yararlanarak Kushner telefonu kullanırken ekran görüntülerini aldı ve faaliyetlerini izledi. Bu izleme sırasında Kushner’in Azerbaycan’daki bir bankadan yüz milyonlarca dolar alan BAE’deki bir banka hesabına giriş yaptığı görüldü.
BAE hesabına 750 milyon dolar aktarıldığı öne sürüldü
Kitapta “Alfa” adı verilen ilk hesabın First Abu Dhabi Bank’ta bulunduğu ve 2017’den itibaren bu hesaba yaklaşık 750 milyon dolar aktarıldığı ifade ediliyor. Hesabın, BAE hükümeti tarafından finanse edilen “Vatani el-İmarat” adlı yardım kuruluşuna ait olduğu belirtiliyor.
Kitabın aktardığı kaynaklara göre Jared Kushner’e hesap üzerinde imza yetkisi verildi ve böylece paraya erişme ile işlem yapma imkanı sağlandı. Aynı anlatımda, Dırar Belhul el-Felasi’nin yönettiği kuruluşun silah alımlarını kolaylaştırmak ve BAE’nin yurt dışındaki gizli askeri ve istihbarat faaliyetlerini finanse etmek için paravan olarak kullanıldığı ileri sürülüyor.
İsrail’e yaklaşık 1 milyar dolar transfer edildiği anlatılıyor
Kitap, “Beta” adı verilen ikinci hesapla ilgili olarak Azerbaycan üzerinden Kushner lehine yaklaşık 1 milyar dolar transfer edildiğini ve paranın İsrail Merkez Bankasına yatırıldığını ileri sürüyor. Anlatıma göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kushner’i parayı buraya yatırmaya teşvik etti ve Kushner’in mesajlarını ABD’nin eski İsrail Büyükelçisi David Friedman aracılığıyla ilettiği belirtildi.
Kitaptan aktarılan bölümde, İsrail Merkez Bankasının kişisel hesapları yönetmediği, görevinin devlet fonlarını muhafaza etmek ve transfer etmekle sınırlı olduğu kaydediliyor. Ayrıca Netanyahu’nun “Beta” hesabından yapılacak her işlem hakkında önceden bilgilendirilmesini şart koştuğu ileri sürülüyor.
BAE ve İsrail için üçüncü hesap savunma düzenlemelerine bağlandı
Kitapta, BAE’nin İsrail ile yaptığı acil durum savunma düzenlemelerinin maliyetlerini karşılamak için kullandığı öne sürülen ayrı bir üçüncü hesaptan da söz ediliyor. Bu düzenlemelerin, geniş çaplı bir İran askeri saldırısına karşı Abu Dabi’ye yardım edilmesine ilişkin gizli mutabakatlar kapsamında olduğu belirtiliyor.
Aktarılan bölüme göre BAE hükümeti, acil durumlarda savunmaya ayrılacak bir ihtiyat fonu oluşturmak amacıyla İsrail Merkez Bankasına ilave para gönderdi. Kitap, üç hesabın Kushner ile BAE, Suudi Arabistan ve İsrail liderleri arasında olağan resmî kanalların dışında müzakere edilen paralel bir dış politika hattı oluşturduğunu savunuyor.
Kitap mali beyan ve rüşvet şüphesini gündeme getiriyor
Kitapta, Kushner’in ABD’li yetkililere uygulanan mali beyan kurallarına ne ölçüde uyduğu sorgulanıyor. Yabancı hükümetlerle bağlantılı hesaplara erişim yetkisinin bulunmasının, ABD’nin federal düzenlemeleri ve vergi mevzuatı kapsamında bunları bildirme yükümlülüğü doğurmuş olabileceği belirtiliyor.
Bölümde, Robert Mueller soruşturmasında görev almış eski bir savcının görüşüne de yer veriliyor. Savcıya göre Kushner’in para karşılığında yabancı yetkililere vaatlerde bulunması, bu vaatler yalnızca ABD Başkanı üzerindeki nüfuzunu kullanmakla sınırlı olsa bile, federal rüşvet ve yabancı temsilcilere ilişkin yasalar açısından şüphe doğurabilir.
Kushner ve Friedman suçlamaları reddetti
Kushner’in avukatı, müvekkilinin herhangi bir hukuka aykırı eylemde bulunduğunu reddetti. Avukat, Kushner’in başkanın onayı olmadan veya ABD’nin çıkarlarına aykırı biçimde yabancı yetkililerle anlaşma ya da düzenleme yapmadığını söyledi.
Avukat ayrıca Kushner’in bu tür herhangi bir banka hesabından haberdar olduğunu veya “Vatani el-İmarat” kuruluşuyla bağlantısının bulunduğunu reddederek yabancı hükümetlerle ilişkilerine yönelik tüm yasal gerekliliklere uyduğunu vurguladı. Friedman da BAE’den Kushner’e para aktarılmasından haberdar olduğunu, buna dâhil olduğunu veya onun adına mesaj ilettiğini reddetti.





















