Rusya Türkiye’deki S-400 sistemlerinin transferine onay verebilir

Rusya Türkiye’deki S-400 sistemlerinin transferine onay verebilir yönündeki haberler, bölgedeki savunma dinamiklerinin yeniden şekillenebileceğine dair tartışmaları beraberinde getirdi.
Rusya S-400 transferi için şartlarını açıkladı
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 26 Eylül akşamı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin elinde bulunan S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye transferi ihtimalini değerlendirdi. Lavrov, sistemin devredileceği ülkenin Rusya ile dostane ilişkiler sürdürmesi ve sorumlu davranması şartıyla bu transfere onay verebileceklerini belirtti.
Bakan Lavrov, şu ana kadar Moskova’ya bu yönde ulaşan resmi bir başvuru olmadığını da vurguladı. Rus devlet haber ajansı TASS’ın aktardığına göre, talep gelmesi halinde Rusya’nın bu sürece sıcak bakabileceği mesajı verildi.
Türkiye ve ABD arasında S-400 diplomasi trafiği
Türkiye’nin 2017 yılında 2,5 milyar dolara Rusya’dan satın aldığı ve 2019’da teslim aldığı S-400 sistemleri, Ankara ile Washington arasındaki ilişkilerde uzun süredir en önemli pürüzlerden biri olarak görülüyor. Türkiye’nin F-35 yeni nesil savaş jeti programına geri dönüşü, bu sistemlerin yarattığı güvenlik kaygıları nedeniyle engellenmiş durumdaydı.
ABD Başkanı Donald Trump, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO zirvesi öncesinde Türkiye’nin programa katılımına dair olumlu sinyaller verdi. Trump, zirve sırasında Türkiye’ye uygulanan CAATSA (Amerika’nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) yaptırımlarının kaldırılacağını duyurdu. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ise S-400 meselesinin yakın zamanda aşılacağını umduğunu belirterek, iki ülke arasındaki görüşmelerin devam ettiğini ifade etti.
Çözüm arayışları ve diplomatik süreç
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 19 Eylül’de NTV’ye verdiği demeçte S-400 krizinin çözümü konusunda yaratıcı fikirler üzerinde çalıştıklarını belirtti. Fidan, karşılıklı iyi niyetle çözüm yolları aradıklarını ve bu konuda olumlu adımlar atılacağını umut ettiğini ifade etti. Son aylarda basına yansıyan haberlerde, sistemlerin üçüncü bir ülkeye devredilmesinin bir seçenek olarak masada olduğu iddia edilse de, Türk makamlarından bu konuda henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
S-400 sistemlerinin çözümü, Türkiye’nin savunma sanayii iş birlikleri ve NATO ile olan entegrasyon süreçleri açısından kritik bir aşama olarak değerlendiriliyor. Diplomatik kanalların açık tutulduğu süreçte, tarafların orta yolu bulma çabaları devam ediyor.
S-400 sistemlerinin teknik kapasitesi
S-400 hava savunma sistemleri, insanlı veya insansız hava araçlarının yanı sıra seyir ve balistik füzeleri imha etme kapasitesine sahip gelişmiş bir teknoloji olarak dikkat çekiyor. Sistemin azami menzili 400 kilometre, ulaşabildiği en yüksek irtifa ise 30 kilometredir. Her hedefe iki füze kilitleyerek aynı anda 80 hedefi vurabilen sistem, 3 bin 500 kilometre uzaklıktan fırlatılan orta menzilli balistik füzeleri durdurabiliyor.
Sistem içindeki füzelerin ağırlığı 1,8 ton, uzunluğu sekiz metre ve çapı yaklaşık 50 santimetredir; ayrıca 145 kilograma kadar savaş başlığı taşıyabilmektedir. Uzun menzilli izleme radarı nesneleri takip ederek komuta aracına veri gönderir, hedef tanımlandıktan sonra ise en uygun fırlatma aracından füzeler ateşlenir. Ancak sistemin NATO yapısıyla entegre olmaması, kullanım alanını kısıtlayan en büyük teknik zorluklardan biri olarak varlığını korumaktadır.























