Çiğ Soğan Kan Şekerini Düşürür mü? Araştırmalar Ne Diyor

0
4
Çiğ Soğan Kan Şekerini Düşürür mü? Araştırmalar Ne Diyor

Halk arasında sofradan eksik edilmeyen çiğ soğanın kan şekeri üzerindeki etkisi, küçük ölçekli klinik çalışmalarla desteklenmeye başladı. Ancak bulgular sınırlı sayıda hastaya dayanıyor ve soğan hiçbir şekilde diyabet tedavisinin yerini tutmuyor.

Anadolu’nun birçok yöresinde, özellikle Zaza mutfağında yemeğin yanında çiğ soğan tüketmek köklü bir alışkanlık. Bilimsel literatürde yer alan bazı çalışmalar, bu alışkanlığın metabolik sağlık açısından düşünüldüğünden daha anlamlı olabileceğini gösteriyor.

100 gram çiğ kırmızı soğan, 4 saatte açlık şekerini düşürdü

Sudan’daki Gezira Üniversitesi araştırmacıları Imad M. Taj Eldin ve ekibinin 2010 yılında Environmental Health Insights dergisinde yayımladığı ön çalışmada, tip 1 ve tip 2 diyabet hastalarına 100 gram çiğ kırmızı soğan yedirildi.

Sonuçlara göre dört saat sonra açlık kan şekeri, tip 1 diyabet hastalarında yaklaşık 89 mg/dl, tip 2 diyabet hastalarında ise yaklaşık 40 mg/dl düştü. Karşılaştırma için aynı sürede insülin 145 mg/dl, diyabet ilacı glibenklamid ise 81 mg/dl düşüş sağladı.

4 saat sonunda açlık kan şekerindeki düşüş (Taj Eldin ve ark., 2010)
Grup Çiğ kırmızı soğan (100 g) Standart tedavi
Tip 1 diyabet ~89 mg/dl İnsülin: ~145 mg/dl
Tip 2 diyabet ~40 mg/dl Glibenklamid: ~81 mg/dl

Araştırmacılar çalışmayı açıkça “ön çalışma” olarak tanımlıyor. Soğanın etkisi ilaçların gerisinde kaldı ve tek seferlik ölçüme dayandı.

Kemoterapi hastalarında 8 haftalık deneme

İran’daki Tebriz Tıp Bilimleri Üniversitesi’nde yürütülen ve 2017’de Integrative Cancer Therapies dergisinde yayımlanan randomize, üçlü kör kontrollü klinik çalışmaya, doksorubisin bazlı kemoterapi gören 56 meme kanseri hastası katıldı.

Hastalar iki gruba ayrıldı: Bir gruba vücut kitle indeksine göre günde 100–160 gram taze sarı soğan, diğer gruba günde 30–40 gram soğan verildi. Sekiz haftanın sonunda yüksek miktarda soğan tüketen grupta açlık kan şekeri ve insülin düzeyi, düşük miktar tüketen gruba kıyasla anlamlı biçimde azaldı. İnsülin direncini gösteren HOMA-IR endeksinde de olumlu yönde fark görüldü.

Bu çalışmada kullanılan soğanın kırmızı değil sarı soğan olduğunu ve katılımcıların yalnızca kemoterapi alan meme kanseri hastalarından oluştuğunu belirtmek gerekiyor. Sonuçların genel nüfusa doğrudan uyarlanması mümkün değil.

Etkinin arkasındaki bileşikler

Uzmanlar soğanın olası etkisini üç bileşen grubuna bağlıyor:

  • Kuersetin: Soğanda bol bulunan bu antioksidan flavonoidin, insülinin işleyişini bozan iltihaplanma ve oksidatif stresi azaltabileceği düşünülüyor.
  • İnülin gibi prebiyotik lifler: Bağırsaktaki yararlı bakterileri besleyerek metabolik sağlığa dolaylı katkı sağlayabiliyor.
  • Kükürtlü bileşikler: Soğana keskin kokusunu veren bu maddelerin kan şekeri düzenlenmesine yardımcı olabileceği değerlendiriliyor.

Doğruhaber’in aktardığına göre ABD’deki Orlando Health’ten beslenme uzmanı Jennifer Berry, kuersetinin vücudun glikozu kullanma kapasitesini artırabileceğini ve konunun hâlâ araştırıldığını söyledi. Beslenme uzmanı Diane Lindsay Adler ise kükürtlü bileşiklerin olası faydasına dikkat çekerken, bu etki için gereken soğan miktarının henüz belirlenmediğini vurguladı.

Uzmanların uyarısı: Soğan ilaç değil

Mevcut kanıtlar umut verici olsa da üç önemli sınırlama var: Çalışmaların katılımcı sayısı düşük, sürdürülebilir etkiyi ölçen uzun vadeli veri yok ve günlük tüketilmesi gereken etkili miktar netleşmiş değil.

Diyabet ya da insülin direnci olan kişilerin, ilaç kullanıyorlarsa beslenmelerinde büyük değişiklik yapmadan önce hekimlerine danışmaları gerekiyor. Özellikle insülin veya şeker düşürücü ilaç kullananlarda, kan şekerini etkileyebilecek besinlerin ani ve yüksek miktarda tüketimi düşük şeker (hipoglisemi) riskini artırabilir.

Kısacası çiğ soğan, dengeli bir beslenmenin sağlıklı bir parçası olabilir; ancak diyabet tedavisinin yerine geçmez.


Kaynaklar

Gazetecilik mesleğinde 15 yılı geride bırakan Murat Erdemsoy, Ajans Flash Haber Merkezi’nin başında Baş Editör olarak görev yapmaktadır. Kariyeri boyunca sahadan mutfağa medyanın her kademesinde rol alarak; sıcak gündem yönetimi, özel haber dosyaları ve yayın stratejileri konularında uzmanlaşmıştır. Haberin tarafsızlık ve doğruluk ilkelerinden ödün vermeden halka ulaştırılması vizyonunu üstlenen Murat Erdemsoy, bugün Ajans Flash’ın yenilenen habercilik anlayışının koordinasyonunu yürütmektedir. Dijital medya trendleri ile geleneksel gazetecilik reflekslerini harmanlayarak, kanalın dinamik ve cesur haber diline liderlik etmeye devam etmektedir.