Bakır fiyatları 14 bin doların üzerinde kalacak mı? Piyasa beklentileri

Küresel ekonominin seyrine dair önemli bir gösterge olan bakır fiyatları 14 bin doların üzerinde kalacak mı sorusu, yatırımcıların odağında yer almaya devam ediyor. Piyasa beklentileri, metalin arz-talep dengesindeki değişimlerle birlikte yeni bir fiyat seviyesine oturup oturmayacağını belirleyecek kritik verileri yakından takip ediyor.
Bakır fiyatları neden 14 bin dolar seviyesinde dengelendi?
Emtia piyasaları haftaya bakır ve demir cevheri cephesindeki gelişmelerle temkinli bir giriş yaptı. Bakır fiyatları, mayıs ayından bu yana kaydedilen en güçlü haftalık kazançların ardından 14 bin dolar seviyesinin üzerinde tutunmayı başardı. Fiyatların bu seviyede dengelenmesinde, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin ihracat yasağına dair arz endişelerinin hafiflemesi ve Çin’den gelen zayıf fiziki göstergeler belirleyici rol oynuyor. Goldman Sachs, Kongo’nun ihracat düzenlemesinin küresel arz-talep dengesi üzerinde radikal bir etki yaratmasını beklemediğini, bu hamlenin mevcut ticaret politikalarının güçlendirilmiş bir yansıması olduğunu değerlendiriyor.
Çin verileri bakır talebini nasıl etkiliyor?
Dünyanın en büyük bakır tüketicisi konumundaki Çin’de açıklanan veriler, piyasada yatırımcıların temkinli duruşunu destekliyor. Yangshan bakır primi ton başına 101 dolara gerileyerek 20 Temmuz’dan bu yana en düşük seviyesine inerken, yurt içi spot primler de 70 yuan seviyesine kadar düştü. Ayrıca Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’ndaki stokların 8 Haziran’dan bu yana ilk kez artış göstererek 70 bin 116 tona ulaşması, talep tarafındaki zayıflama sinyallerini pekiştiriyor.
Demir cevherinde grev ve enflasyon baskısı
Demir cevheri piyasası, Avustralya’daki önemli ihracat merkezlerinden Port Hedland’da BHP operasyonlarında başlayan ve yaklaşık 25 yılın ardından görülen ilk büyük endüstriyel eylemle karşı karşıya. Greve rağmen fiyatların yatay seyretmesinin ana nedeni, Çin’den gelen zayıf ekonomik veriler olarak öne çıkıyor. Ülkede üretici fiyat enflasyonunun beklentilerin üzerinde yavaşlaması ve tüketici enflasyonundaki düşüş eğilimi, arz yönlü endişelerin fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskısını sınırlandırıyor.






















