Avrupa Birliği Ailem Güvende operasyonlarına dair rapor yayımladı

Avrupa Birliği Ailem Güvende operasyonlarına dair rapor yayımladı ve çocukların çevrim içi ortamda korunmasına yönelik yürütülen çalışmaların sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
Avrupa Birliği Ailem Güvende operasyonları için açıklama yaptı
Avrupa Birliği (AB), Türkiye’de LGBTİ+ aktivistleri ve insan hakları savunucularına yönelik yürütülen Ailem Güvende operasyonlarına ilişkin resmi bir açıklama yayımladı. Birlik, operasyonlar kapsamında LGBTİ+ bireylere, aktivistlere ve sivil toplum örgütlerine yönelik gerçekleştirilen gözaltılar ile başlatılan yasal süreçleri yakından takip ettiğini duyurdu.
Açıklamada, operasyonlar dahilinde bazı sosyal medya hesaplarına ve internet sitelerine getirilen erişim engellerinin endişeyle karşılandığı belirtildi. Ayrıca, sivil toplum kuruluşlarının finansman kaynaklarına dair öne sürülen iddiaların da AB tarafından yakından izlendiği ifade edildi.
AB gözaltıların çoğunun serbest bırakılmasını not etti
Avrupa Birliği, söz konusu operasyonlar kapsamında gözaltına alınan kişilerin büyük bir kısmının serbest bırakıldığına dair haberleri not ettiğini açıkladı. Bu gelişmenin ardından birlik, Türk makamlarına yönelik adil yargılanma güvencelerinin gözetilmesi çağrısında bulundu.
Açıklamada, keyfi olarak gözaltına alındığı öne sürülen kişilerin serbest bırakılması ve asılsız olarak nitelendirilen suçlamaların düşürülmesi gerektiği vurgulandı. AB, sivil toplum temsilcilerine ve LGBTİ+ bireylere yönelik gözdağı niteliğindeki uygulamalara son verilmesi gerektiğini belirtti.
Damgalama ve ayrımcılık AB değerleriyle çelişiyor
AB tarafından yapılan değerlendirmede, damgalama ve ayrımcı yaklaşımların Birliğin temel değerleriyle bağdaşmadığı ifade edildi. LGBTİ+ bireylerin barışçıl toplanma, örgütlenme ve ifade özgürlüğü gibi temel insan haklarına saygı gösterilmesinin önemi vurgulandı.
Bu hakların korunmasının, Türkiye’nin hem aday ülke statüsü hem de Avrupa Konseyi üyeliği gereği savunması gereken temel değerler arasında yer aldığı hatırlatıldı. Medya özgürlüğünün de bu çerçevede güvence altına alınması gerektiği belirtildi.
Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri güvence altında olmalı
Avrupa Birliği, insan hakları ve ayrımcılıkla mücadele alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının hukukun üstünlüğü ilkesi doğrultusunda güvenli şekilde çalışabilmesi gerektiğini savundu. Uluslararası ortakların sivil topluma destek sağlamasının köklü bir uygulama olduğu vurgulandı.
Uluslararası donörlerin hedef gösterilmesinin örgütlenme özgürlüğü ve çoğulculuk açısından risk teşkil edebileceği ifade edildi. Türkiye Genişleme Raporu’na atıfta bulunan AB, yasal çerçevenin LGBTİ+ bireyleri koruyacak şekilde iyileştirilmesi tavsiyesini yineledi.





















